Bazen sahada oynanan futbolu, atılan golleri, verilen mücadeleyi konuşmak istersiniz ama buna fırsat verilmez. Çünkü maçın önüne geçen başka şeyler vardır. Ne yazık ki yine böyle bir karşılaşmanın ardından futbolu değil, hakem kararlarını ve VAR odasında yaşananları konuşuyoruz.

Hakem hataları bir yana, VAR'daki kararların yarattığı soru işaretleri diğer yana… İnsan ister istemez düşünüyor: Bursaspor camiasına karşı bir süredir devam eden negatif bir tutum mu var? Her hafta başka bir tartışmanın içinde buluyoruz kendimizi. Bu kadar tesadüfün bir araya gelmesi, artık açıklama bekleyen bir mesele hâline geliyor.

Biz ayrıcalık istemiyoruz. Kimsenin hakkına göz dikmiyoruz. Tek istediğimiz, sahada emeğimizin karşılığını alabilmek. Bursaspor'un büyüklüğünü, geçmişini ve bugün yeniden ayağa kalkmak için verdiği mücadeleyi görmezden gelenlere de söyleyecek sözümüz var: Bu camia kolay kurulmadı, kolay da vazgeçmez!

Bir de Elitim'in sakatlığı var ki maçın bütün tartışmalarının arasında içimizi ayrıca burktu. Kendisine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. İnşallah sakatlığı ciddi değildir ve uzun süre sahalardan uzak kalmaz. Çünkü bu takımın her oyuncusuna, her mücadelesine ihtiyacı var. Sezonun kritik döneminde hiçbir futbolcumuzu kaybetmek istemiyoruz.

Türk futbolunun en büyük sorunlarından biri de yönetim mekanizmasındaki iş bilmezlik. Federasyonun aldığı kararlar, uygulamalar ve bitmek bilmeyen tartışmalar, futbolun gelişmesine katkı sunmak yerine kulüplerin enerjisini tüketiyor. Sahada futbol oynamak isteyen takımlar, bir de saha dışındaki adaletsizlik tartışmalarıyla uğraşmak zorunda kalıyor. Bu, Türk futbolu adına gerçekten bir eziyet.

Ancak şimdi önümüze bakma zamanı.

Milli ara, yaşananları unutmak için değil, eksiklerimizi gidermek ve yeniden kenetlenmek için önemli bir fırsat. Morallerimizi yüksek tutmalı, bu süreci en iyi şekilde değerlendirmeli ve çok daha güçlü dönmeliyiz. Çünkü önümüzde bizi bekleyen önemli bir mücadele var.

Sivas maçıyla birlikte yeni bir başlangıç yapmalıyız. Öyle bir başlangıç olmalı ki sahadaki mücadelemizle, tribündeki inancımızla ve camianın bütünlüğüyle durdurulamaz bir güce dönüşmeliyiz.

Bizi hakem kararlarıyla yıpratmaya çalışanlar olabilir. Önümüze engeller çıkaranlar olabilir. Ama Bursaspor'un en büyük gücü, bütün bunlara rağmen yoluna devam edebilmesidir.

Şimdi kırgınlıkları, tartışmaları bir kenara bırakıp yeniden kenetlenme zamanı.

Biz Bursaspor'uz. Mücadeleden vazgeçmeyiz, inancımızdan geri dönmeyiz.

Yolumuz uzun, hedefimiz büyük. Sivas'tan itibaren yeniden başlayalım. Hem de bu kez çok daha güçlü!

Saygılarımla...