Bursaspor’u eleştirmek kolaydır. Bir mağlubiyetin ardından futbolcuyu yerden yere vurmak, teknik heyeti hedef tahtasına koymak, yönetimin her hamlesinde bir kusur aramak kolaydır. Hele ki Bursaspor’un tökezlemesini bekliyorsanız, her puan kaybı size yeni bir fırsat sunar.

Ama asıl mesele şu:

Siz gerçekten Bursaspor’un iyiliğini mi istiyorsunuz, yoksa başarısızlığından mı besleniyorsunuz? SİZİN ADINIZA CEVAP BELLİ !

Bursaspor’un iyiliği için yapılan eleştiriye sözümüz yok. Yanlış transfer sorgulanır, hatalı taktik eleştirilir, sahada mücadele yoksa hesabı sorulur. Bunlar futbolun doğasında var.

Bizim meselemiz eleştiriyle değil, eleştiri maskesi takmış art niyetle!

Bursaspor’un büyüklüğünü hazmedemeyenler var. Bu şehrin takımıyla siyasi hesaplaşma yaşayanlar, yeşil-beyazlı armaya, Türk Bayrağı'na, birlik ve beraberliğe ,vatana duyulan sevgiden rahatsız olanlar var.

Bir de Bursasporlu olduğunu söyleyip her olumsuzluğu kulübü yıpratmak için kullananlar… Ulan en adisi sizlersiniz!!!

Bir mağlubiyet yaşanıyor, hemen yangın! Bir futbolcu hata yapıyor, bütün takım çöp! Teknik heyet yanlış karar veriyor, sezonun tamamı çöpe atılıyor! Her puan kaybından kriz, her hatadan felaket senaryosu çıkarılıyor.

Amaç belli !

Sizin derdiniz futbol değilse, futbol eleştirisinin arkasına saklanmayın!

Erkek gibi çıkın, düşmanım size deyin, adınızla soyadınızla yazın!

Bursaspor sizin kişisel hesaplaşma alanınız değildir. Bu kulüp, Bursa’nın hafızasıdır; nesilden nesile aktarılan bir sevdanın, ortak bir aidiyetin adıdır. Siz bir mağlubiyetten propaganda malzemesi çıkarırken bu camia nice zorluklardan ayağa kalkmayı öğrendi.

Siz skor tabelasına bakıp havlu atabilirsiniz. Biz bu armanın tarihine bakıp mücadeleye devam ederiz. Siz karamsarlık pompalayabilirsiniz.

Biz son düdük çalmadan maçın bitmeyeceğini biliriz.

Ancak tehlikeli olan bir nokta da, bu olumsuzluk rüzgârına farkında olmadan kapılan Bursasporlulardır.

Her sert yorum haklı eleştiri, her karamsar paylaşım gerçekçilik değildir. Bir sözün kulübü ileri mi taşıdığına, yoksa camianın güvenini ve direncini mi kırdığına bakın. Önce süzgecinizden geçirin.

Bursaspor’u korumak, yanlışları görmezden gelmek değil; yanlışları bahane ederek bu camiayı yıpratmak isteyenlere teslim olmamaktır.

Bile isteye kulübün itibarına, taraftarın birlik duygusuna ve takımın moraline zarar verenlerin yaptıkları, en hafif ifadeyle vicdansızlıktır. (Daha sertini yazamam ! )

Kendi hesabı uğruna binlerce insanın sevincini ve umudunu hiçe saymak, hangi bahanenin arkasına saklanırsa saklansın, kabul edilemez.

Üstelik Bursaspor’a verilen zarar dönüp dolaşıp yine Bursa’ya, yine bu şehrin insanlarına dokunur. Kulübün başarısızlığından medet umanlar, kendi yaşadıkları şehrin en büyük markasının yara almasını da göze almış demektir. Bursaspor’a zarar vererek kazanç sağlayacağını sananlar, bu hesabın bedelinden kendilerini muaf tutamaz!

Biz elbette eleştireceğiz. Elbette yanlışın karşısında duracağız. Ama hiçbir mağlubiyet bizi bu armadan uzaklaştıramayacak. Çünkü bizim sevgimiz galibiyetlere endeksli değil.

Siz karamsarlık üretmeye devam edin. Siz her puan kaybında yeni bir kriz senaryosu yazın. Bursaspor’un ayağa kalkmasını istemeyenler, kendi hesaplarının peşinden koşsun. Sosyal medyanın gölgesine saklanmaya devam edin korkaklar!

Ama Bursaspor’u çok sevenlerin bu armayı korumaktan vazgeçeceğini sanmayın!

Son sözümüz net:

Bursaspor’un iyiliğini isteyenle aynı saftayız. Bu kulübü kendi hesaplarına alet edenlerin ise karşısındayız.

Bizim tarafımız belli: Yeşil-beyaz!

Bizim safımız belli: Bursaspor!

Siz bu camianın sesini kısmaya çalıştıkça biz daha gür sesle haykıracağız. Çünkü Bursaspor yalnızca bir futbol takımı değil, Bursa’nın inadıdır!

Saygılarımla...