TAHSİN TAM... Sosyal medyada belli eleştirilere saygı duyduğumu belirterek başlamak isterim ancak açıkçası konsol oyunu oynuyormuşçasına ve sorumluluk taşımadan ahkâm keserek ( ki futbol bilgilerinin varlığından da şüpheli olduğum) yorum yapanlara saygı duymuyorum.

Camianın kontrolünü sağlamak gibi bir vazife edinenler de ayrıca cabası açıkçası. Her düşüncesinin — ama altını çizerek söylüyorum — her düşüncesinin doğru olduğuna o kadar eminler ki, kendileri gibi düşünmeyenleri aşağılarcasına rahatça yazabiliyorlar.

Hatasız insan yoktur.

Başkanından yöneticisine, teknik ekipten oyuncusuna, taraftarına kadar herkes hata yapabilir. “Hata kredisi” diye bir kavram da çıktı son yıllarda. Mantıklı bir kredi aslında. Ama krediyi kim kullandırıyor, işte mesele orada karışıyor.

Tahsin Hoca için de başkası için de bu ligde kimsenin fazla kredisi olamaz. Ancak kaybedilen tek bir maçın hemen ardından bu denli yüklenmenin hiçbir anlamı yok bence.

Farklı düşünebiliriz bu konuda; herkes farklı düşünebilir. Ancak düşünceleri dile getirme üslubu konusunda yıllardır iyileşmeyen bir yaramız var açıkçası.

“Neden kaybettik?” sorusunun tek cevabı Tahsin Hoca mı yani?

Elbette değil.

Kadro seçimi ve değişiklikler dışında, seçmiş olduğu oyun tarzı da eleştiri konusu olabilir. Bu eleştiriler kazanılan bir maçın ardından bile yapılabilir.
Ancak hemen hoca değişikliği istemek, Bursaspor’u yeniden zorlukların içine atmak demektir.

Ayrıca yönetimi her konuda övüp, iş hoca kararına gelince eleştiri oklarını yöneltmek de mantıksızdır.

Eminim her an ve her dakika bu konuyla ilgili fikir paylaşımları yapıyorlardır.

Ben akil kişi falan değilim. Ancak görünen köy kılavuz istemez. Hocamız, bu lig için değil; sadece 1. Lig için bile yeterli bir teknik direktördür gözümde.

Tanışıyor muyuz? Hayır.

Bir kez bile aynı ortamda bulunmadık, tanışmadık.

Ama her futbolsever gibi takip ediyorum.

Ona tavsiye verebilecek bir bilgi birikimine sahip olduğumu da iddia etmiyorum.

Ancak motivasyon ve uyum konusundaki kabiliyetlerini duymayan kalmamıştır herhalde.

Sayıca çok — 7 transfer — oyuncu takıma katıldı ve entegrasyon konusunda yeterli zamanı bulabildiğini düşünmüyorum açıkçası.
Ve oyuncuların seviyesine güvenerek yeterli çalışma yapılmadığını da gördük.

Onu eleştirebileceğim tek konu bu.

Yeterli takım uyumu sağlanmadan, takımın kimyasını ilk maçta 5 yeni transferle oluşturma tercihini, kendisi de mutlaka değerlendirmelidir zaten.

Ayrıca sakatlanan forvetimizin eksikliği, hakemin vermediği hayati kararlar, kalecimizin acemiliği…

Bunların tamamının faturasını Tahsin Hoca’ya kesmek haksızlıktır.

Onu yalnızca kendi hataları üzerinden eleştirmeye saygı duyarım.

Ama ilk yenilgide hemen gönderilmesini istemek büyük bir haksızlıktır.

Gündemi bunun üzerinde tutmak da başlı başına bir hatadır aslında. Bu sebeple bu yazıyı dün yazmaktan vazgeçmiştim. Ancak bugün de olumsuz paylaşımlarla sıkça karşılaşınca yazma gereği duydum.

Madem BursasporX bana bu köşede yazma imkânı tanıyor,

ben de hocaya olan güvenimi ve ona yöneltilen haksız yaklaşımlara dair eleştirilerimi kaleme almak istedim.

Lig uzun…

Başka mağlubiyet(ler) de yaşayabiliriz.

Ancak hepimiz biliyoruz ki şampiyonluğun en büyük favorisi biziz.

Bu favori durumunu dışarıdan kimse değiştiremez.

Ne edersek, kendimize ederiz.

Dikkat edelim…

Saygılarımla…