Dün akşamki felaketten sonra, bugün anca kendime gelebildim.

Müthiş bir baş ağrısıyla uyandık güne.

Diyecek, yazacak hiçbir şey yok!

Tamer Tuna basın toplantısında dediği gibi ‘Özür bile yetmez’ bu maçın sonrasında. Tüm sorumluluğu aldığını söyledi ve maalesef futbolda böyle şeyler var.

Tamam var da, neden bize var?

Neden hep bize?

9 kişi kalmış bir takıma neden 4’lü savunma yapılır?

Pozisyonu bile olmayan bir takıma nasıl yenilirsiniz?

Tamer hocanın toplantıda ‘Oyuncularımın baskıdan da etkilendiklerini düşünüyorum’ gibi bir açıklama yaptı.

Hocam halı saha maçı değil ki bu!

Bursasporlu futbolcular yıllardır taraftarın baskısını yaşamadı.

O stadın ağzına kadar dolu olduğu günlere denk gelseler sahaya çıkmayacaklar mı.

Bundan sonraki maçlara taraftar gelmesin o zaman, pandemi dönemindeki gibi.

Rahat rahat baskısız oynasınlar.

Kusura bakmayın hem koca hafta çağrı yapılacak taraftara, kulübün yanında ol diye. Sonra baskıdan etkilendi diyeceksiniz.

O zaman taraftarı olmayan takıma gitsinler.

Burası Bursaspor…

Erhan Erentürk hadisesine gelecek olursak.

Geldiğinden beri bu sinyalleri sürekli veren bir kaleci.

Sezon başından beri yediğimiz gollere bakınca zaten futboldan anlamayan birisi bile aynı yorumu yapacaktır.

Yıllardır ülke futboluna kaleci yetiştiren Bursaspor’da kaleciden bahsetmek ne kadar acı.

Önümüzde Ankaragücü maçı var ve ligde lider kardeş takım.

Bursaspor’dan Ankara deplasmanından bir beklentim yok şahsen.

Ama en azından takımda bir rotasyon gerekli…

Yıllardır ne kadar kötü gitse de takım, biz hiç yolumuzdan vazgeçmeyeceğiz.

Hani diyoruz ya Amatöre düşse bile kaldırımda destekleriz…

Desteklemeye devam edeceğiz… Her zaman…

Bu hafta sonu olağanüstü kongre var ve yüksek ihtimalle ikinci oturuma kalacak.

Yeni yönetim, yeni oluşum Bursaspormuza hayırlı olsun…

İnşallah…

Kısaca dün akşamki felaket uzun yıllar unutulmayacak…

Gözümüzün önünden gitmeyecek Ezeh’nin golü…

Ne kadar inandırıcı gelmesede biz bunları da atlatacağız…

Selametle…